Küçük Moi ve Gülücükler Denizi için kapak görseli

Küçük Moi ve Gülücükler Denizi

Bu masal Bengisu için Babası Hakan tarafından oluşturuldu.
Tarih yükleniyor...

Küçük Moi, küçük kardeşi Can ile oynamayı çok severdi. Can bazen en sevdiği mavi oyuncak teknesiyle o kadar dalıp giderdi ki, Küçük Moi'nin ona eşlik edecek pek vakti kalmazdı. Küçük Moi de kendini biraz unutulmuş hissederdi. Güneşli bir öğleden sonra, denizin kenarında yürürken, ayaklarının dibinde göz kırpan, rengarenk bir deniz kabuğu buldu. Kabuğu dikkatle kulağına yaklaştırdığında, içinden minicik, neşeli bir "Fıııı!" sesi duydu. Bu ses kabuğun içinden geliyordu! "Merhaba!" dedi kabuk, sesi bir kum tanesi kadar inceydi. Birdenbire etrafındaki her şey baloncuklar içinde dönmeye başladı ve Küçük Moi, kendini masmavi, ışıl ışıl parlayan bir su altı dünyasında buldu. Burası sanki dev bir akvaryumdu, ama çok daha sihirli!

Karşısına ilk çıkan, kocaman, yuvarlak gözlü bir deniz yıldızı oldu. Adı Yıldız'dı ve o kadar sakardı ki, kendi beş kolunu birbirine dolamamak için büyük çaba harcıyordu. "Vay canına! Yeni bir yüzgeçli dostumuz geldi!" diye neşeyle bağırdı, ama sesindeki heyecanla kendini öne doğru savurdu ve komik bir şekilde taklalar atarak dibe vurdu. Tam o sırada, fiyonk gibi kıvrık kuyruğuyla Rüzgar adında küçücük bir denizatı hızla yanlarından geçti. Üzerinde minicik bir kaptan şapkası vardı ve sesi vızıldayan bir arı gibiydi. "Hey dostum! Dikkat etsen iyi edersin, yoksa az kalsın o güzelim mercanları ezip geçecektin!" diye seslendi.

Yıldız, tozunu silkelerken Rüzgar'a sitem etti: "Sen de biraz yavaş olsaydın Rüzgar! Kardeşlik Şenliği için hazırlık yapıyoruz, acelemiz var!" diye mızmızlandı. Meğer, şenlik için gereken, tüm su altı çiçeklerini neşelendirecek ve kahkaha attıracak sihirli 'Gülümseme Taşı' kaybolmuştu! Küçük Moi, bu komik ikiliyi izlerken çok eğleniyordu ama birden kalbinin derinliklerinde küçük bir sızı hissetti. Can'ı özlemişti. Onun kocaman gülüşünü, elindeki oyuncak teknesiyle yaptığı o kendine has sesleri özlemişti.

"Belki ben bulabilirim!" dedi Küçük Moi kendine. Yıldız'dan en yavaş ve en sakar yolu, Rüzgar'dan da en hızlı ve en kıvrımlı akıntıları tarif etmesini istedi. Küçücük denizanası fenerlerinin aydınlattığı yosunların arasında ilerlerken, gözüne dev bir istiridyenin kabuğunun altından sızan altın rengi bir ışık ilişti. Heyecanlı bir şekilde yaklaşıp istiridyeyi nazikçe araladığında, içeride pırıl pırıl parlayan, gülen bir yüz gibi duran taşı gördü: Gülümseme Taşı! Taşa dokunduğu an, taş sıcak bir ışık yaydı ve etrafındaki minik deniz çiçekleri tomurcuklarından fışkırarak renkli baloncuklar çıkarmaya başladı. Bu baloncuklar havada patladığında, etrafa çilek ve portakal karışımı harika bir koku yayıldı.

Yıldız ve Rüzgar sevinçle zıpladılar. "Yaşasın! Şenlik kurtuldu!" diye bağırdılar hep bir ağızdan. Küçük Moi de yardım edebildiği için çok mutluydu, ama biliyordu ki asıl hazinesi, onu evde bekleyen küçük kardeşi Can'dı. Gökyüzündeki güneş denizin yüzeyinden turuncuya çalarken, Küçük Moi elindeki rengarenk kabuğu tekrar tuttu. Masmavi dünya girdap gibi etrafında döndü ve kendini tekrar yumuşacık kumsalda buldu. Koşarak eve gitti. Can, mavi teknesiyle köpükler yaparak oynuyordu. Küçük Moi, cebinden okyanustan bulduğu en parlak, en yuvarlak çakıl taşını çıkardı ve Can'a uzattı. Can'ın gözleri parladı, taşı alıp Küçük Moi'ye kocaman bir gülümseme verdi ve teknesiyle oynamaya devam etti, bu sefer Küçük Moi'yi de yanına çağırdı. Küçük Moi, o an anladı ki, ne kadar harika maceralar yaşarsa yaşasın, en güzel hazine, en sevdiğiyle paylaştığı anlardı.

Küçük Moi, Can'ın yanına oturdu. Can, elindeki çakıl taşıyla bir kumdan kale yapıyordu. Küçük Moi, kabuğunu eline alıp tekrar kulağına götürdü. İçinden incecik bir ses duydu: "Fıııı! Unutma, maceralar bazen en yakınımızdadır." Moi gülümsedi. Kardeşinin yaptığı kaleye baktı. Sonra denize doğru döndü. Güneş hala parlaktı ve dalgalar hafifçe kıyıya vuruyordu. Acaba o rengarenk deniz kabuğunun içindeki dünya onu tekrar çağırır mıydı? Belki de yarın, Can uyurken, bir kez daha denizin sırlarını keşfedebilirdi. Şimdilik ise kardeşinin yanında olmak, onunla birlikte kumdan kaleler yapmak en güzeliydi.

🌙 Masalı Beğendiniz mi?
Bu hikâyeye birkaç güzel kelimeyle siz de dokunun. Yorumunuzu bırakın, diğer ailelere ilham olun.

Bir Yorum Bırakın

✨ Henüz yorum yok... İlk iz bırakan siz olun!