Yıldız'ın Orman Masalı için kapak görseli

Yıldız'ın Orman Masalı

Bu masal Alya için Annesi tarafından oluşturuldu.
Tarih yükleniyor...

Yıldız, minicik adımlarıyla rengarenk yaprakların üzerine basarak ormanda sessizce yürüdü. Güneş, ağaçların arasından süzülerek parlak, altın tozları gibi yere dökülüyordu. Hava, tatlı bir sonbahar esintisiyle doluydu; yapraklar hafifçe hışırdıyor, sanki fısıldaşıyorlardı. Yıldız burnunu çekerek serin havayı içine çekti, bu da ona çok hoş geliyordu.

Birden, bir çam ağacının dalından pırpır eden bir ses duydu. Kocaman, meraklı gözleriyle ona bakan sevimli bir sincap vardı! Sincap, minik patileriyle en parlak meşe palamudunu tutuyor, sonra onu yuvacığına taşımak için acele ediyordu. Yıldız gülümsedi ve sincaba "Merhaba! Ne kadar da meşgulsün!" diye fısıldadı. Sincap, hızla kuyruğunu sallayarak, sanki "Evet, kış gelmeden hazırlık yapıyorum!" der gibiydi.

Daha ileride, yaşlı ve bilge bir baykuş gördü. Baykuş, yumuşak, kahverengi tüyleriyle kalın bir dalın üzerinde oturmuştu. Gözleri, gece gökyüzündeki yıldızlar gibi parlıyordu. Yıldız'a baktı ve "Günaydın küçük gezgin," diye mırıldandı. "Bu sonbahar yaprakları ne kadar da güzel dans ediyorlar, değil mi?" Yıldız, rüzgarla dönen kırmızı ve sarı yaprakları izledi.

Yıldız, hayal gücünün kanatlarını usulca açtı. Acaba sincap, topladığı palamutlarla ne kadar lezzetli kurabiyeler hayal ediyordu? Ya baykuş, geceleri gökyüzünde süzülen bulutların üzerinde uyurken ne güzel rüyalar görüyordu? Yıldız gözlerini kapadı ve sincabın ağaç tepelerinde neşeyle zıpladığını, palamutlarını kimseye kaptırmadan yuvacığına taşıdığını; baykuşun ise yıldızlara doğru nazikçe süzüldüğünü hayal etti. Bu düşünceler ona içten gelen kocaman bir mutluluk verdi.

Orman, Yıldız için her zaman sihirli bir yerdi. Hayal ettiğinde, etrafındaki her şey daha da canlı ve büyülü oluyordu. Güneş batmaya yaklaşırken, ormandan ayrıldı. Kalbi huzurla dolmuştu, çünkü biliyordu ki en güzel maceralar, en parlak düşünceler ve en tatlı rüyalar, kendi hayal dünyasında her zaman onu bekliyordu.

Yıldız ormandan ayrılırken, ayaklarının altındaki yapraklar hışırdamaya devam ediyordu. Güneşin son ışıkları ağaçların arasından süzülerek ona veda ediyordu sanki. Eve doğru yürürken, az önce gördüğü sincap aklına geldi. Acaba sincap, palamutlarını yuvacığına taşıyıp sıcak bir köşeye saklamış mıydı? Belki de şimdi minik burnuyla yorgunluk kahkahaları atıyor, sonra da tatlı bir uykuya dalıyordu.

Ardından bilge baykuşu düşündü. Baykuşun gözleri, Yıldız'ın penceresinden görünen yıldızlar gibiydi. Acaba baykuş, Yıldız uyurken onun rüyalarına mı bakıyordu? Belki de Yıldız'ın en güzel hayallerini, sihirli bir fısıltıyla ona gönderiyordu. Yıldız gülümsedi. Ormanın tüm sakinleri, kendi küçük dünyalarında ne güzel şeyler yapıyorlardı.

Yıldız, bu düşüncelerle evine yaklaştı. İçeride onu sıcacık yatağı ve belki de yumuşak bir hikaye bekliyordu. Dışarıdaki orman sessizleşmişti ama Yıldız'ın kalbindeki orman hala çok canlıydı. Gecenin sessizliğinde, ormandan gelen tatlı bir melodi duyuyor gibiydi. Belki de bu, yaprakların fısıltısı, sincabın mırıltısı ve baykuşun bilgelik dolu sesinin birleşimiydi. Yıldız, yarın ormanda neler olacağını merak ederek penceresinden gökyüzüne baktı ve usulca gülümsedi.

🌙 Masalı Beğendiniz mi?
Bu hikâyeye birkaç güzel kelimeyle siz de dokunun. Yorumunuzu bırakın, diğer ailelere ilham olun.

Bir Yorum Bırakın

✨ Henüz yorum yok... İlk iz bırakan siz olun!